Sarp
New member
MUN Bize Ne Katar? Hikâyemde Anlatayım...
Merhaba sevgili forum üyeleri,
Bir hikâyem var size. Gerçek bir olay değil belki ama, Model Birleşmiş Milletler (MUN) deneyimini yaşayıp da benzeri bir dönüşüm geçirmemiş biri zor bulunur sanırım. Bu hikâyede biraz strateji, biraz duygu, bolca farkındalık var. Karakterler kurgu ama hissettirdikleri tamamen gerçek. Ve belki de MUN'un bize ne kattığını en iyi, bu türden hikâyeler anlatır.
---
Bir Lisenin Sıradan Görünen Cuma Günü
Bir Cuma sabahıydı. İstanbul’un kalabalık bir devlet lisesinde, okulun duyuru panosuna asılan bir afiş göz kamaştırıyordu:
**"Model Birleşmiş Milletler Konferansı – Katılımcılarını Arıyor!"**
Sınıfta herkesin bakıp geçtiği o afişin önünde iki kişi durdu. **Baran**, okulun zeki ama içine kapanık öğrencisi. Problem çözmede usta, ama hislerini çok belli etmeyen biri. Diğeri ise **Zeynep**, sınıfın sosyal kelebeklerinden; ama sadece yüzeyde değil, insanların ne hissettiğini hemen anlayan, empatisi yüksek, ilişkileri kuvvetli bir kız.
Baran, konferansın içeriğini hızlıca okudu:
“Her öğrenci bir ülkeyi temsil eder, diplomatik dil kullanılır, krizler çözülür…”
“Tam bana göre,” dedi içinden. Strateji, analiz, çözüm üretmek… Heyecanlanmıştı.
Zeynep ise başka bir cümleye takıldı:
“Farklı kültürleri anlamak, uluslararası sorunlara ortak çözümler bulmak…”
“İşte bu!” dedi. İnsanlar, duygular, diyaloglar… Birlikte düşünüp çözüm üretmek…
---
Hazırlıklar: Farklı Yaklaşımlar, Ortak Hedefler
Baran ve Zeynep aynı ülkeyi temsil edeceklerdi: Nijerya. Konu: Küresel Gıda Güvenliği.
Baran hemen oturdu bilgisayar başına. Raporlar, istatistikler, ekonomik modeller… Nijerya'nın tarım politikası, dışa bağımlılık oranı, iklim krizinin etkileri…
“Çözüm belli,” dedi. “Kamu-özel ortaklığıyla tarım reformu.”
Zeynep farklı çalıştı. Nijerya’dan gelen göçmenlerin hikâyelerini okudu, YouTube’da yerel çiftçilerin röportajlarını izledi. “Çocuklar, her gün aç uyanıyorlar… Kadınlar, günde 15 km yürüyüp su taşıyor,” dedi gözleri dolarak.
Baran stratejik çerçeveyi kuruyordu, Zeynep ise insan öykülerini dokuyordu.
---
Konferans Günü: Diplomasi Sahnesi
Konferans salonu ciddiyetle doluydu. Kravatlı genç erkekler, ceketli kızlar… Tıpkı Birleşmiş Milletler salonu gibi. Herkes ülkesinin bayrağını önüne koymuş, mikrofon sırasını bekliyordu.
Baran kürsüye çıktığında analitik bir konuşma yaptı:
“Nijerya, 2050 yılına kadar nüfusunun %40’ını şehirlerde barındıracak. Bu yüzden kırsal alanda sürdürülebilir tarım politikaları geliştirmek şarttır…”
Kültürel referanslar, veriler, çözümler… Delegeler başlarını onayla salladı.
Zeynep ise ikinci gün kürsüdeydi:
“Nijerya’da 12 yaşındaki Aisha her sabah kardeşleriyle su arıyor. Onun hikâyesini anlatmak zorundayım. Çünkü çözüm sadece ekonomide değil; güven, eşitlik ve eğitimde…”
Salonda sessizlik oldu. Kalplere dokunmuştu.
---
Tartışmalar: Farklılıklar Zenginliktir
Bir kriz oturumu açıldı. Bir Afrika ülkesinde aniden çıkan iç savaş, gıda güvenliğini tehdit ediyor.
Baran hemen önerge yazdı: **“Barış Gücü gönderilsin, lojistik zincir kurulsun.”**
Zeynep ekledi: **“Kadın liderliğindeki kooperatiflerle yerel üretim desteklensin.”**
Başka ülkeleri temsil eden öğrencilerle gergin tartışmalar yaşandı. Ama sonunda Baran’ın çözümcü aklıyla Zeynep’in ilişkisel dili birleşti. Onların önergesi kabul edildi. Delegeler ayakta alkışladı.
---
Sonuç: MUN Sadece Diplomasi Değildir
Konferans sonunda sertifikalarını aldıklarında Baran’ın elindeki belgede şu yazıyordu:
**“En İyi Stratejik Temsilci”**
Zeynep’inki:
**“En Etkili Empatik Temsilci”**
Baran içinden geçirdi: “Ben bu dünyayı yönetebilirim.”
Zeynep içinden geçirdi: “Ve insanları da iyileştirebilirim.”
---
Peki MUN Bize Ne Katar?
Bu hikâyede gördüğümüz gibi MUN sadece bir sahne değildir. Şunları kazandırır:
– Stratejik düşünme Baran gibi detaylara hâkim, çözüm odaklı düşünebilirsiniz.
– Empatik yaklaşım Zeynep gibi insanların sesini duyabilir, duygulara tercüman olabilirsiniz.
– İletişim becerisi Tartışmayı, uzlaşmayı, liderliği öğrenirsiniz.
– Dünya vatandaşı olmak Kendi ülkenizi savunurken başka kültürleri anlamayı öğrenirsiniz.
– Özgüven Mikrofonun başında titremeyen bir ses olursunuz.
– Arkadaşlık Belki yıllarca sürecek dostluklar kurarsınız.
---
Sıra Sizde: Sizin Hikâyeniz Ne?
Hikâyemi burada noktalıyorum. Ama forumda yeni hikâyeleri duymayı çok isterim. Siz MUN’a katıldınız mı? Ne öğrendiniz?
Strateji mi daha çok size hitap ediyor, yoksa insan hikâyeleri mi?
İlk defa katılacaklara ne önerirsiniz?
Yorumlarınızı bekliyorum.
Belki hepimizin içindeki Baran’lar ve Zeynep’ler bu forumda buluşur.

Sevgilerle,
Bir MUN Gönüllüsü
Merhaba sevgili forum üyeleri,
Bir hikâyem var size. Gerçek bir olay değil belki ama, Model Birleşmiş Milletler (MUN) deneyimini yaşayıp da benzeri bir dönüşüm geçirmemiş biri zor bulunur sanırım. Bu hikâyede biraz strateji, biraz duygu, bolca farkındalık var. Karakterler kurgu ama hissettirdikleri tamamen gerçek. Ve belki de MUN'un bize ne kattığını en iyi, bu türden hikâyeler anlatır.
---
Bir Lisenin Sıradan Görünen Cuma Günü
Bir Cuma sabahıydı. İstanbul’un kalabalık bir devlet lisesinde, okulun duyuru panosuna asılan bir afiş göz kamaştırıyordu:
**"Model Birleşmiş Milletler Konferansı – Katılımcılarını Arıyor!"**
Sınıfta herkesin bakıp geçtiği o afişin önünde iki kişi durdu. **Baran**, okulun zeki ama içine kapanık öğrencisi. Problem çözmede usta, ama hislerini çok belli etmeyen biri. Diğeri ise **Zeynep**, sınıfın sosyal kelebeklerinden; ama sadece yüzeyde değil, insanların ne hissettiğini hemen anlayan, empatisi yüksek, ilişkileri kuvvetli bir kız.
Baran, konferansın içeriğini hızlıca okudu:
“Her öğrenci bir ülkeyi temsil eder, diplomatik dil kullanılır, krizler çözülür…”
“Tam bana göre,” dedi içinden. Strateji, analiz, çözüm üretmek… Heyecanlanmıştı.
Zeynep ise başka bir cümleye takıldı:
“Farklı kültürleri anlamak, uluslararası sorunlara ortak çözümler bulmak…”
“İşte bu!” dedi. İnsanlar, duygular, diyaloglar… Birlikte düşünüp çözüm üretmek…
---
Hazırlıklar: Farklı Yaklaşımlar, Ortak Hedefler
Baran ve Zeynep aynı ülkeyi temsil edeceklerdi: Nijerya. Konu: Küresel Gıda Güvenliği.
Baran hemen oturdu bilgisayar başına. Raporlar, istatistikler, ekonomik modeller… Nijerya'nın tarım politikası, dışa bağımlılık oranı, iklim krizinin etkileri…
“Çözüm belli,” dedi. “Kamu-özel ortaklığıyla tarım reformu.”
Zeynep farklı çalıştı. Nijerya’dan gelen göçmenlerin hikâyelerini okudu, YouTube’da yerel çiftçilerin röportajlarını izledi. “Çocuklar, her gün aç uyanıyorlar… Kadınlar, günde 15 km yürüyüp su taşıyor,” dedi gözleri dolarak.
Baran stratejik çerçeveyi kuruyordu, Zeynep ise insan öykülerini dokuyordu.
---
Konferans Günü: Diplomasi Sahnesi
Konferans salonu ciddiyetle doluydu. Kravatlı genç erkekler, ceketli kızlar… Tıpkı Birleşmiş Milletler salonu gibi. Herkes ülkesinin bayrağını önüne koymuş, mikrofon sırasını bekliyordu.
Baran kürsüye çıktığında analitik bir konuşma yaptı:
“Nijerya, 2050 yılına kadar nüfusunun %40’ını şehirlerde barındıracak. Bu yüzden kırsal alanda sürdürülebilir tarım politikaları geliştirmek şarttır…”
Kültürel referanslar, veriler, çözümler… Delegeler başlarını onayla salladı.
Zeynep ise ikinci gün kürsüdeydi:
“Nijerya’da 12 yaşındaki Aisha her sabah kardeşleriyle su arıyor. Onun hikâyesini anlatmak zorundayım. Çünkü çözüm sadece ekonomide değil; güven, eşitlik ve eğitimde…”
Salonda sessizlik oldu. Kalplere dokunmuştu.
---
Tartışmalar: Farklılıklar Zenginliktir
Bir kriz oturumu açıldı. Bir Afrika ülkesinde aniden çıkan iç savaş, gıda güvenliğini tehdit ediyor.
Baran hemen önerge yazdı: **“Barış Gücü gönderilsin, lojistik zincir kurulsun.”**
Zeynep ekledi: **“Kadın liderliğindeki kooperatiflerle yerel üretim desteklensin.”**
Başka ülkeleri temsil eden öğrencilerle gergin tartışmalar yaşandı. Ama sonunda Baran’ın çözümcü aklıyla Zeynep’in ilişkisel dili birleşti. Onların önergesi kabul edildi. Delegeler ayakta alkışladı.
---
Sonuç: MUN Sadece Diplomasi Değildir
Konferans sonunda sertifikalarını aldıklarında Baran’ın elindeki belgede şu yazıyordu:
**“En İyi Stratejik Temsilci”**
Zeynep’inki:
**“En Etkili Empatik Temsilci”**
Baran içinden geçirdi: “Ben bu dünyayı yönetebilirim.”
Zeynep içinden geçirdi: “Ve insanları da iyileştirebilirim.”
---
Peki MUN Bize Ne Katar?
Bu hikâyede gördüğümüz gibi MUN sadece bir sahne değildir. Şunları kazandırır:
– Stratejik düşünme Baran gibi detaylara hâkim, çözüm odaklı düşünebilirsiniz.
– Empatik yaklaşım Zeynep gibi insanların sesini duyabilir, duygulara tercüman olabilirsiniz.
– İletişim becerisi Tartışmayı, uzlaşmayı, liderliği öğrenirsiniz.
– Dünya vatandaşı olmak Kendi ülkenizi savunurken başka kültürleri anlamayı öğrenirsiniz.
– Özgüven Mikrofonun başında titremeyen bir ses olursunuz.
– Arkadaşlık Belki yıllarca sürecek dostluklar kurarsınız.
---
Sıra Sizde: Sizin Hikâyeniz Ne?
Hikâyemi burada noktalıyorum. Ama forumda yeni hikâyeleri duymayı çok isterim. Siz MUN’a katıldınız mı? Ne öğrendiniz?
Strateji mi daha çok size hitap ediyor, yoksa insan hikâyeleri mi?
İlk defa katılacaklara ne önerirsiniz?
Yorumlarınızı bekliyorum.
Belki hepimizin içindeki Baran’lar ve Zeynep’ler bu forumda buluşur.


Sevgilerle,
Bir MUN Gönüllüsü