Geometri terimleri nelerdir ?

Sarp

New member
Geometri Terimleri Nelerdir? Bir Cetvelin Peşinde Başlayan Hikâye

Geometriyle ilgili size bir itirafta bulunarak başlayayım: Çocukken geometri defterimdeki şekillerin neden sürekli bir yerlere benzediğini ama hiçbir zaman tam olarak "ne anlatmak istediğini" anlayamadığımı düşünürdüm. Üçgen üçgendi, kare kareydi, açı da iki çizginin arasındaki o garip boşluktu. En azından ben öyle sanıyordum.

Yıllar sonra bir gün eski bir okul defterini karıştırırken karşıma kurşun kalemle çizilmiş bir şekil çıktı. Bir doğru parçası, yanında bir açı, onun etrafında birkaç nokta ve kenarda yarım kalmış bir çember vardı. Sayfaya uzun uzun baktım.

Sonra aklıma şu soru geldi:

"Acaba biz geometriyi gerçekten şekiller olarak mı öğreniyoruz, yoksa aslında çevremizdeki dünyayı tarif etmeyi mi öğreniyoruz?"

İşte o gün, geometri terimlerini yeniden düşünmeye başladım.

Üstelik bu kez mesele yalnızca "nokta nedir, doğru nedir?" değildi. Noktanın neden nokta olarak tanımlandığından, insanların binlerce yıl boyunca ölçmek, inşa etmek ve paylaşmak için geometrik düşünceye neden ihtiyaç duyduğuna kadar uzanan bir hikâyenin içine girmiştim.

İlk Durak: Bir Noktanın Hikâyesi

Hikâyemizin ilk karakterleri Deniz ve Murat olsun.

İkisi eski bir mahalledeki tarihi bir yapının restorasyonu için gönüllü bir ekibe katılmıştı. Murat eline metreyi alıp duvarın ölçülerini çıkarmaya başladı. Ölçüleri tabloya yazıyor, hangi duvarın ne kadar sapma yaptığını hesaplıyor ve işi belirli bir sıraya koyuyordu.

Deniz ise biraz daha geride duruyor, yapıyı kullanan insanların anlattıklarını dinliyordu.

"Bu kapı biraz daraltılırsa içerideki yaşlı insanlar zorlanabilir," dedi.

Murat ölçüm kâğıdından başını kaldırdı.

"Önce taşıyıcı sistemi çözmemiz gerekiyor. Sonra kullanım kolaylığına bakarız."

Deniz gülümsedi.

"Ben de tam olarak onu söylüyorum. Yapının yalnızca ayakta kalması değil, insanların içinde rahat hareket edebilmesi de önemli."

İkisinin yaklaşımı birbirinden farklıydı ama aslında birbirini tamamlıyordu. Murat problemi parçalara ayırıp çözüm stratejisi kuruyor, Deniz ise aynı problemin insanlar üzerindeki etkisini görmeye çalışıyordu. Üstelik roller kesin değildi; biraz sonra planın sosyal boyutunu Murat savunacak, Deniz ise ölçümlerdeki matematiksel tutarsızlığı fark edecekti.

İşte geometri de biraz böyleydi.

Bir şeyi anlamak için hem parçalarına ayırmak hem de parçaların birbirleriyle ilişkisini görmek gerekiyordu.

İlk terimimiz noktadır.

Nokta, geometrik olarak konumu ifade eder; uzunluğu, genişliği ve yüksekliği yoktur. Kâğıt üzerindeki küçük nokta yalnızca bunu temsil eder. Ardından doğru, iki yönde sonsuza kadar uzanan düz bir geometrik yapı olarak düşünülür.

Doğru parçası ise iki nokta arasındaki sınırlı bölümdür.

Işın, bir başlangıç noktası bulunan ve tek yönde sonsuza doğru uzanan geometrik yapıdır.

Murat tahtaya üç çizim yaptı:

Nokta → başlangıç.

Doğru parçası → iki sınır.

Işın → bir başlangıç, açık uçlu bir devam.

Deniz ekledi:

"Yani bunlar aslında bize bir şeyin nerede başladığını, nerede bittiğini ve hangi yönde devam ettiğini anlatıyor."

Bence geometri terimlerinin en güzel taraflarından biri de burada başlıyor. Terimler sadece ezberlenecek kelimeler değil; dünyayı tarif etmek için kullanılan bir dil.

İkinci Durak: Açıların Sessiz Dili

Restorasyon ekibinin ikinci gününde sorun çıktı.

İki duvarın birbirine bağlandığı köşede ölçüler uyuşmuyordu.

Murat hemen kâğıda birkaç çizgi çizdi.

"Burada açı ilişkisini bulmamız gerekiyor."

İşte açı burada devreye giriyordu.

Açı, aynı başlangıç noktasına sahip iki ışının oluşturduğu geometrik yapıdır. Ortak başlangıç noktasına köşe, ışınlara ise açının kenarları denir.

Sonra Murat açıları sınıflandırdı:

Dar açı, 0° ile 90° arasındadır.

Dik açı, 90°'dir.

Geniş açı, 90° ile 180° arasındadır.

Doğru açı, 180°'dir.

Tam açı, 360°'dir.

Deniz, "Peki iki açının ilişkisi?" diye sordu.

Bu kez sırayı o aldı.

Tümler açılar, ölçüleri toplamı 90° olan açılardır.

Bütünler açılar, ölçüleri toplamı 180° olan açılardır.

Ters açılar, iki doğrunun kesişmesiyle oluşur ve karşılıklı olan açıların ölçüleri birbirine eşittir.

Murat gülerek, "Demek ki köşedeki problem sadece duvar problemi değilmiş," dedi.

Deniz de "Hiçbir problem sadece göründüğü şey değildir," diye cevap verdi.

Bu cümle aklımda kaldı.

Çünkü geometri sorularında da çoğu zaman şeklin görünen kısmı ile çözümü sağlayan ilişki aynı şey değildir.

Üçgen: Üç Kenardan Fazlası

Üçüncü gün ekip yapının eski planlarını buldu. Planın merkezinde büyük bir üçgen vardı.

Üçgen, üç doğru parçasının birleştirilmesiyle oluşan üç kenarlı çokgendir. Üçgenin kenarları, köşeleri ve iç açıları vardır.

Ama üçgenlerin hepsi aynı değildir.

Kenar uzunluklarına göre:

Eşkenar üçgen: Üç kenarı eşittir.

İkizkenar üçgen: En az iki kenarı eşittir.

Çeşitkenar üçgen: Kenar uzunlukları birbirinden farklıdır.

Açılarına göre ise:

Dar açılı üçgen: Bütün açıları dar açıdır.

Dik üçgen: Bir açısı 90°'dir.

Geniş açılı üçgen: Bir açısı geniş açıdır.

Murat eski yapının çatısını gösterdi.

"Üçgenler neden mimaride bu kadar sık kullanılıyor?"

Deniz cevap vermeden önce düşündü.

"Belki de üç noktanın birbirine bağlanması, yapıya kararlı bir düzen kazandırdığı içindir."

Bu kez Murat başını salladı.

Geometrinin pratik dünyayla bağlantısı tam olarak buydu.

Üçgen yalnızca sınav kâğıdındaki bir şekil değildir. Köprülerde, çatılarda, kafes sistemlerinde ve farklı mühendislik tasarımlarında üçgenlerden yararlanılır.

MEB'in güncel matematik öğretim programında da üçgenin kenar, açı ve temel özellikleri geometrik şekiller temasının önemli parçaları arasında yer alıyor.

Dörtgenlerin Arasında Kaybolduğumuz Gün

Planın devamında dörtgenler vardı.

Dörtgen, dört kenarı ve dört köşesi bulunan çokgendir.

Ama "dörtgen" dediğimizde tek bir şekilden söz etmiyoruz.

Kare: Dört kenarı eşit ve dört açısı 90° olan özel bir dörtgendir.

Dikdörtgen: Karşılıklı kenarları eşit ve bütün açıları dik açıdır.

Paralelkenar: Karşılıklı kenarları paraleldir.

Eşkenar dörtgen: Dört kenarı eşit olan dörtgendir.

Yamuk: En az bir çift karşılıklı kenarı paralel olan dörtgendir.

Deltoid: İkişer komşu kenarı eşit olan dörtgendir.

Murat bir kare çizdi.

Deniz hemen yanına aynı alanı kaplayan ama farklı biçimde bir dikdörtgen çizdi.

"İkisinin alanı aynı olabilir mi?"

"Elbette."

"Demek ki aynı alan, aynı şekil anlamına gelmiyor."

Bu küçük konuşma aslında geometride önemli bir düşünceyi gösteriyordu: Bir geometrik nesneyi tanımlamak için yalnızca görünüşüne değil, özellikleri arasındaki ilişkilere bakmak gerekir.

Bugün MEB'in matematik programında da öğrencilerin dörtgenleri yalnızca isimleriyle tanımaları değil, kenar, açı, köşegen ve diğer özellikleri üzerinden karşılaştırmaları hedefleniyor.

Çember mi, Daire mi? İşte Hikâyenin İnce Noktası

Akşam olduğunda restorasyon ekibi eski bir süsleme buldu. Yuvarlak bir motifti.
 
Üst