Etik ne demek kısaca ?

Sarp

New member
[color=]ETİK NE DEMEK? HAYATIN İÇİNDE KARŞILIĞI OLAN BİR DENGE ARAYIŞI[/color]

İnsan bazı kavramları okulda öğreniyor gibi görünse de, asıl anlamlarını hayatın içinde yavaş yavaş fark ediyor. Etik de bunlardan biri. Kısaca anlatmak gerekirse etik, insanın “ne doğru, ne yanlış” sorusuna verdiği içsel ve toplumsal cevapların toplamıdır. Ama bu tanım, işin sadece teorik kısmıdır. Asıl mesele, bu doğru-yanlış ayrımının günlük hayatta nasıl karşılık bulduğu, hangi kararları etkilediği ve insanın hem kendisiyle hem de çevresiyle kurduğu ilişkiyi nasıl şekillendirdiğidir.

[color=]ETİK SADECE KURALLAR DEĞİL, BİR DURUŞ MESELESİDİR[/color]

Çoğu kişi etiği sadece yazılı kurallar, yasalar ya da iş yerindeki prosedürler gibi düşünür. Oysa etik, bunların çok daha ötesinde bir şeydir. Bir insanın kimse görmediğinde ne yaptığıyla ilgilidir. Bir kararın sadece sonucu değil, o karara giderken izlenen yol da etik kapsamındadır.

Günlük hayatta bunun örnekleri çok sıradan görünür. Bir alışverişte eksik para üstünü fark etmek ama geri vermek ya da fark edip görmezden gelmek arasında bir seçim yapmak gibi. Ya da iş yerinde kısa vadede kazandıracak ama uzun vadede güveni zedeleyecek bir davranışı tercih etmek… Bu noktada etik, insanın iç dünyasında sessiz ama sürekli çalışan bir terazidir.

[color=]GÜVENİN TEMELİNDE ETİK VARDIR[/color]

Bir toplumun ya da ailenin ayakta kalmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri güvendir. Güven ise kendiliğinden oluşmaz, zamanla ve tutarlı davranışlarla inşa edilir. Etik davranış, bu inşanın harcı gibidir.

Bir insanın sözünün arkasında durması, verdiği sözü tutması ya da zor durumda bile doğruyu söylemeyi seçmesi, çevresindekilerde bir güven hissi oluşturur. Bunun tam tersi ise güveni yavaş yavaş aşındırır. İlginç olan şudur ki, güven bir kere zedelendiğinde geri kazanılması çoğu zaman çok daha zordur. Bu yüzden etik, sadece bugünü değil, geleceği de şekillendiren bir yapı taşına dönüşür.

[color=]KISA VADELİ ÇIKARLAR VE UZUN VADELİ SONUÇLAR[/color]

Hayatın içinde insan çoğu zaman kısa vadeli kazançlarla uzun vadeli doğrular arasında sıkışır. Etik kararlar her zaman en kolay olanlar değildir. Bazen daha zahmetli, daha yavaş ve hatta daha maliyetli olabilir.

Ama burada kritik bir nokta vardır: Kısa vadede kazanılan bir avantaj, uzun vadede kaybedilen güvenle kıyaslandığında çoğu zaman çok daha küçük kalır. Örneğin iş hayatında haksız bir avantaj elde etmek anlık bir kazanç sağlayabilir, fakat bu durum ortaya çıktığında hem kişisel itibar hem de ilişkiler ciddi zarar görür.

Bu yüzden etik, bir tür “uzun vadeli düşünme disiplini” gibi de çalışır. Bugünün kararını yarının sonuçlarıyla birlikte değerlendirebilme becerisidir.

[color=]AİLE, TOPLUM VE ETİK ALIŞKANLIKLAR[/color]

Etik sadece bireysel bir mesele değildir. İnsan, yaşadığı ortamdan bağımsız düşünülemez. Aile içinde öğrenilen küçük davranış biçimleri bile yıllar içinde kişinin karakterine dönüşür. Çocuklar, söylenenlerden çok görülenleri öğrenir.

Bir evde dürüstlük normal kabul ediliyorsa, bu zamanla doğal bir davranış haline gelir. Ama tam tersi bir ortamda, küçük “esnemeler” bile olağanlaşır. Toplum da aslında bireylerin toplam davranışlarından oluşur. Bu nedenle etik, sadece bireyin değil, kolektif yaşamın da temelini oluşturur.

Burada önemli olan şey mükemmel olmak değil, tutarlı olmaktır. İnsan hatalar yapabilir ama önemli olan hatayı fark edip doğruya yönelme iradesini gösterebilmektir.

[color=]ETİK VE VİCDAN ARASINDAKİ BAĞ[/color]

Etik çoğu zaman dış kurallarla anlatılsa da, asıl kökünü insanın vicdanında bulur. Vicdan, kişinin kendi davranışlarını sorguladığı içsel bir mekanizmadır. Her zaman yüksek sesle konuşmaz ama gerektiğinde kendini hissettirir.

Bir karar verirken “kimse bilmeyecek” düşüncesiyle hareket etmek ile “ben bununla yaşayabilir miyim?” sorusunu sormak arasında ciddi bir fark vardır. Etik olan yaklaşım, çoğu zaman ikinci sorunun ağırlığını taşıyabilmektir.

Bu noktada insanın kendisiyle olan ilişkisi devreye girer. Kendiyle barışık olmak, sadece dışarıya karşı doğru davranmakla değil, içeride de tutarlı olmakla ilgilidir.

[color=]MODERN HAYATTA ETİĞİN SINAVI[/color]

Günümüz dünyasında hız, rekabet ve sürekli değişim, etik değerleri zaman zaman zorlayan bir ortam oluşturuyor. İnsanlar daha hızlı sonuçlar, daha fazla kazanç ve daha görünür başarılar peşinde koşarken, bazı temel değerler arka plana itilebiliyor.

Bu noktada etik, bir tür denge unsuru olarak önem kazanıyor. Çünkü hızın içinde yönünü kaybetmek kolaydır. Oysa etik, hangi hızda gidilirse gidilsin yönü korumayı sağlar. İnsan sadece başarılı olmak değil, nasıl başarılı olduğunu da hatırlamak zorundadır.

[color=]SONUÇ YERİNE: YAŞANAN HER SEÇİMİN BİR İZİ VARDIR[/color]

Etik, büyük laflarla anlatıldığında ağır bir kavram gibi görünebilir. Oysa hayatın içine karıştığında oldukça sade bir gerçeğe dayanır: Her davranış bir iz bırakır. Bu iz bazen görünmez olur ama zamanla birikir ve insanın hem kendi hayatında hem de çevresinde bir yapı oluşturur.

İnsan, her gün küçük seçimler yapar. Bu seçimlerin bazıları kimsenin dikkatini çekmez, bazıları ise doğrudan hayatı etkiler. Ama her biri toplamda bir karakter inşa eder.

Etik, bu inşanın sessiz mimarı gibidir. Ne tamamen görünürdür ne de tamamen yok sayılabilir. En çok da uzun vadede kendini gösterir. Ve çoğu zaman insan, en doğru kararın ne olduğunu değil, hangi kararın arkasında durabileceğini öğrendiğinde bu kavramın gerçek anlamına biraz daha yaklaşır.
 
Üst