Kılavuz nedir mühendislik ?

Sarp

New member
Kılavuz Nedir Mühendislikte? (Ve Neden Çoğu Zaman “Kutsal Metin” Gibi Davranıyoruz?)

Selam forumdaşlar. Benim bu konuda net bir tavrım var: Mühendislikte “kılavuz” (guideline, manual, standard, prosedür, talimat… adına ne derseniz deyin) çoğu yerde bir araç olmaktan çıkıp **düşünmenin yerine geçen bir otoriteye** dönüşüyor. Ve evet, bunu biraz sert söylüyorum çünkü sahada gördüğüm hata, körlük ve “böyle yazıyor” bahanesi beni ciddi yoruyor. Kılavuzlar önemli mi? Evet. Ama biz onları bazen öyle bir yere koyuyoruz ki, mühendisliğin özünü—yani muhakeme, risk değerlendirme, bağlam okuma ve sorumluluk alma—gölgede bırakıyor.

Ben tartışma istiyorum: Kılavuz gerçekten “güvenli liman” mı, yoksa çoğu kurumda “sorumluluğu dağıtma aracı” mı?

---

Kılavuzun Tanımı: Bilgi mi, Emniyet Kemeri mi, Yoksa Pranga mı?

Mühendislikte kılavuz dediğimiz şey genelde şunları kapsar: tasarım kuralları, standartlar, montaj talimatları, test prosedürleri, bakım planları, kalite kontrol kriterleri, iş güvenliği yönergeleri… Temelde amaç **tekrar edilebilirlik** ve **minimum hata**. Özellikle karmaşık sistemlerde “herkes kafasına göre yapsın” diyemezsiniz; bu zaten felaket.

Ama sorun şu: Kılavuz, çoğu zaman “minimumu garanti eden” bir çerçeve iken, biz onu “maksimum doğruluk” gibi kullanıyoruz. Halbuki kılavuzlar genellikle:

* belirli varsayımlarla yazılır,

* belli bir risk iştahını varsayar,

* “ortalama koşullar” üzerinden genellenir,

* güncelliğini kaybedebilir,

* kurumun gerçek sahasıyla uyuşmayabilir.

Yani kılavuz **harita** olabilir, ama harita hiçbir zaman **arazinin kendisi** değildir. Biz ise çoğu ekipte haritayı arazi sanıyoruz.

---

Zayıf Nokta #1: Kılavuzlar “Bağlam Körü” Olabilir

En büyük kılavuz sorunu: bağlam. Aynı talimat, farklı üretim hattında, farklı malzeme lotunda, farklı iklim koşulunda, farklı operatör eğitiminde aynı sonucu vermez.

Kılavuzlar genelde “ideal dünyaya” yakındır. Sahada ise:

* tedarik zinciri dalgalanır,

* toleranslar sınırda gezinir,

* ekipman yaşlanır,

* zaman baskısı artar,

* iş gücü devir hızı yükselir.

Bu durumda kılavuzu birebir uygulamak “doğru” gibi görünür ama sonuç hatalı olabilir. Peki o zaman sorum şu: **Kılavuzun dışına çıkmak mı daha tehlikeli, yoksa kılavuzu körlemesine uygulamak mı?** Hangisi daha çok kazaya, fireye, geri çağırmaya yol açıyor?

---

Zayıf Nokta #2: “Kılavuz Öyle Diyor” = Sorumluluktan Kaçış

Şimdi provokatif gelecek ama söyleyeceğim: Bazı kurumlarda kılavuz, kalite için değil **sorumluluk dağıtmak için** var. Bir şey patladığında, hata çıktığında, müşteri şikâyeti geldiğinde “kılavuz böyleydi” demek bir kalkan gibi kullanılıyor.

Bu da korkunç bir kültür üretiyor:

* Kimse soru sormuyor.

* Kimse iyileştirme önermiyor.

* Kimse “bu prosedür saçma” diyemiyor.

* Kılavuz güncellemesi “risk” sayılıyor.

Kılavuzu eleştirmek, bazı yerlerde neredeyse “saygısızlık” gibi görülüyor. Mühendisliğin ruhu bu mu? Biz problem çözen insanlar değil miyiz?

Sizce de şöyle bir çürüme yok mu: **Kılavuz artınca yetkinlik azalıyor mu?** Çünkü düşünmeyi devrediyoruz.

---

Erkek Yaklaşımı (Stereotip Değil, Eğilim Üzerinden): Strateji ve Problem Çözme

Şimdi “erkekler şöyle, kadınlar böyle” gibi kesin hükümler kurmak istemiyorum; herkes farklıdır. Ama sahada gözlenen bazı eğilimleri konuşmak tartışmayı zenginleştiriyor.

Erkek ekip arkadaşlarımın bir kısmında şunu daha sık görüyorum (tekrar: genelleme değil, eğilim):

**“Sorun var, çözelim. Kılavuz yetmiyorsa bypass ederiz, hızlı aksiyon alırız.”**

Bu yaklaşımın artısı:

* Krizde hızlı karar.

* Pratik çözüm üretme.

* “İşi yürütme” becerisi.

Eksisi:

* Fazla özgüvenle risk atlama.

* “Kılavuz neden var?” sorusunu küçümseme.

* Sistemik etkileri (uzun vadeli güvenlik/kalite) gözden kaçırma.

Provokatif soru: **Hızlı çözüm diye yaptığınız “pratik hamleler” kaç kere gelecekte daha büyük bir arızanın tohumunu ekti?** Kaç kere “şimdilik idare etsin” diye kalıcı hasar bıraktınız?

---

Kadın Yaklaşımı (Yine Eğilim Üzerinden): Empati ve İnsan Odaklılık

Kadın ekip arkadaşlarımın bir kısmında ise şunu daha sık görüyorum:

**“Bu kılavuz sahadaki insanı nasıl etkiliyor? Operatör bunu uygulayabilir mi? Hata yaptığında sistem onu koruyor mu?”**

Artısı:

* İş güvenliği ve insan faktörüne güçlü vurgu.

* Prosesin uygulanabilirliğini sorgulama.

* “Kağıt üstü doğru” ile “sahada sürdürülebilir” arasındaki farkı görme.

Eksisi:

* Bazen fazla temkinlilikten karar gecikmesi.

* Riskten kaçınmanın inovasyonu yavaşlatması.

* “Herkes mutlu olsun” derken teknik optimumdan uzaklaşma.

Provokatif soru: **Süreci insan dostu yapacağım derken, performans hedeflerini sessizce sabote ettiğiniz oldu mu?** Olduysa bunu kim fark etti?

---

Asıl Mesele: Kılavuz = Sistem Tasarımıdır, Kağıt Parçası Değil

Bence kılavuzların en tartışmalı noktası şu: Çoğu yerde kılavuz, mühendislik sisteminin parçası gibi görülmüyor. Halbuki kılavuz, sistemin “kontrol algoritması”dır. Kötü yazılırsa, kötü uygulanırsa, güncellenmezse sistem sapıtır.

Kılavuzların iyi olması için:

* sahadaki geri bildirimle yaşaması,

* istisna yönetimi tanımlaması,

* “neden” kısmını açıklaması (sadece “ne yap” değil),

* ölçülebilir metriklerle ilişkilendirilmesi,

* kullanıcı profiline göre (operatör, bakımcı, tasarımcı) farklı seviyelerde sunulması gerekir.

Ama çoğu kılavuz nasıl?

* Kopyala-yapıştır.

* Başkasının standardını aynen alma.

* “Şekil 12’ye bakınız” deyip şekli bile koymama.

* En önemlisi: Güncelleme korkusu.

---

Tartışmayı Alevlendireyim: Kılavuzlar Bizi Daha mı Aptallaştırıyor?

Evet, bunu bilerek sert söyledim. Çünkü bazen gerçekten şöyle hissediyorum: Kılavuzlar arttıkça, mühendis “işaretçi takip eden memur” gibi çalışmaya başlıyor. Risk almak değil; düşünmek değil; sorgulamak değil; sadece prosedür.

Şimdi sizden net cevap istiyorum:

1. Sizce kılavuzlara uymak mı daha güvenli, yoksa kılavuzları sürekli tartışıp revize etmek mi?

2. Kılavuzun dışına çıktığınız bir anı anlatın: Sonuç ne oldu? Başarı mı, bela mı?

3. Kılavuz yazan ekip ile kılavuzu uygulayan ekip aynı ortamı paylaşıyor mu, yoksa “masa başı” ile “saha” kopuk mu?

4. Kılavuzlar gerçekten kaliteyi mi artırıyor, yoksa “denetimde iyi görünmeyi” mi?

5. En provokatif soru: Kurumunuzda kılavuz, hatayı azaltmak için mi var; yoksa hatanın suçlusunu bulmak için mi?

Benim iddiam şu: **Kılavuzlar gereklidir ama sorgulanmayan kılavuz, mühendisliği öldürür.** Siz ne diyorsunuz? Forum ateşini yakalım.