5 tane nezaket kuralları nelerdir ?

Emir

New member
5 Nezaket Kuralı: Bir Yolculuk Hikayesi

Bir zamanlar uzak bir köyde, kasabanın en yaşlısı olan Zeynep Teyze’nin önderliğinde, kasaba halkı arasında nezaket kuralları üzerine yıllık bir toplantı yapılırdı. Her yıl bu toplantıda, kasaba halkı bir araya gelir, nezaketin toplumsal ilişkilerdeki gücünü tartışır ve birbirlerine yeni şeyler öğretirlerdi. Bu yılki toplantıya katılacak olan Derya ve Can, çok uzun zamandır birbirlerini tanıyorlardı. Birbirinden farklı dünyalar içinde yaşamalarına rağmen, kasaba halkının nezaket üzerine konuştukları bu önemli günde, her ikisi de bu yılki toplantıya özel bir şeyler arayarak katılmak istiyordu.

Zeynep Teyze, yıllardır köyde nezaketin nasıl toplumları dönüştürdüğünü gözlemlemiş bir kadındı. Bu yıl da toplantıdan önce, kasaba halkına anlatmak üzere beş önemli nezaket kuralı hazırlamıştı. Nezaket, tarihsel olarak insanları birbirine bağlayan ve toplumun bir arada var olmasını sağlayan bir yapıdır. Ama Zeynep Teyze, sadece geleneksel kuralları anlatmakla kalmadı, bu kuralları kendi hayatından çıkarak, derinlemesine irdelemeyi de tercih etti.

1. Nezaket Kuralı: Diğerini Dinlemek

Derya, sabah kahvesini içerken Can'la yaptığı konuşmayı hatırlıyordu. Can, her zaman olduğu gibi çözüm odaklıydı ve Derya’nın, kasaba halkının ilişkilerindeki zorlukları çözmesi için ondan ipuçları bekliyordu. Ancak Derya, sadece çözüm önerilerini değil, insanların duygu ve düşüncelerini anlamanın çok daha önemli olduğunu düşünüyordu. Bu yüzden, daha çok dinlemeye, anlamaya odaklanıyordu.

Kasaba toplantısında Zeynep Teyze, “Dinlemek, karşınızdaki kişiyi anlamanın kapılarını açar. Ne kadar çok dinlerseniz, o kadar çok insanın içsel dünyasına dokunabilirsiniz,” diyerek bu ilk kuralı vurgulamıştı. Herkesin birbirini dinlemesi gerektiğini anlatmış, sözlerinin ne kadar kıymetli olduğunu başkalarına da öğretmeye çabalamıştı. Derya, Zeynep Teyze’nin söylediklerine kulak verirken, Can'ın çözüm odaklı yaklaşımının ne kadar eksik olduğunu fark etti. Duygusal zeka ve empatiyi daha fazla ön plana çıkarması gerektiğini düşündü.

2. Nezaket Kuralı: Yardımcı Olmak, Ama Zorlamamak

Bir başka öğüt ise, “Yardımcı olmak istiyorsanız, karşınızdakinin isteğini göz önünde bulundurun, zorlamayın,” idi. Zeynep Teyze bu kuralı çok iyi açıklamıştı. Toplantıya katılanlar arasında, yardım etmeye çalışan ama bazen fazlasıyla müdahil olanlar vardı. Zeynep Teyze, yardım etmenin gücünü vurgularken, bazen yardımların fazla baskıcı olabileceğini hatırlatıyordu.

Derya, bu kuralı hemen hayata geçirmeye karar verdi. Can, birkaç gündür bir sorunun çözümü için önerilerde bulunuyor, fakat Derya'nın anlatmak istediği şeyleri duymuyordu. Bir gün, Derya, Can’a sadece dinlemesini ve ne düşündüğünü sormasını istedi. Can biraz şaşırdı, ama ardından Derya'nın ihtiyaçlarını anladı ve gerçekten de bir çözüm önerisi sunmadan önce onu dinlemeye karar verdi.

3. Nezaket Kuralı: Kendin Ol, Ama Diğerine Saygı Göster

Zeynep Teyze'nin bir diğer kuralı ise, “Kendiniz olun, ama başkalarına saygı gösterin,” idi. Bu, zaman zaman birbirimizi doğru bir şekilde ifade etmekte zorlanabileceğimiz anlamına geliyordu. Toplumda genellikle "nazik ol" denildiğinde, bunu her zaman başka birine uygun hale gelerek yapmamız gerektiği düşünülür. Ancak Zeynep Teyze, nazik olmanın aslında kendinize sadık kalmak ve başkalarına saygı göstermekle ilgili olduğunu anlatıyordu.

Derya, bu kuralı çok düşündü. Can’a her zaman dürüst ve açık oluyordu, fakat bazen Can’ın bakış açısı daha pratik ve doğrudan oluyordu. Derya ise daha derinlemesine, empatik bir yaklaşım benimsemek istiyordu. Can ile bu konuda konuşarak, ikisinin de farklı bakış açılarını nasıl dengede tutabileceğini keşfetti. Derya, Can’a kendi hislerini ve bakış açısını saygıyla sundu ve Can, çözüm önerilerini duygusal zekayla harmanlayarak daha derinlemesine bir yaklaşım benimsedi.

4. Nezaket Kuralı: Zamanında Geri Çekilmek

Nezaket, bazen geri çekilmek ve bir adım geri durmakla ilgilidir. Zeynep Teyze, “Zamanında geri çekilmek, karşınızdakine kendini ifade etme fırsatı verir ve ilişkilerinizi güçlendirir,” diyerek, bazen durmanın, beklemenin ve kendinizi geri çekmenin de bir nezaket biçimi olduğunu vurgulamıştı.

Derya, bu kuralı zor bir şekilde öğrendi. Can bir gün, bir konu hakkında fazlasıyla karamsar bir tavır sergilemişti. Derya, ona moral vermek istese de, onun içsel dünyasında bir değişim yapabilmek için biraz geri çekilmesi gerektiğini fark etti. Bunu kabul ettiğinde, Can kendi içsel çözümünü buldu ve daha pozitif bir bakış açısıyla ilerlemeye başladı.

5. Nezaket Kuralı: Kendine Karşı Nazik Olmak

Son olarak, Zeynep Teyze, “Kendinize nazik olun,” diyerek, aslında nezaketin sadece başkalarına yönelik olmadığını hatırlatmıştı. Kendimizi cezalandırmak, hata yaptığımızda kendimizi küçümsemek, kişisel ilişkilerde olduğu kadar toplumsal ilişkilerde de zararlıdır.

Derya, yıllardır kendisini yetersiz hissettiği zamanlarda buna sıkça tanık olmuştu. Kendine nazik olmak, bazen hata yapmaktan korkmamak ve kendini affedebilmekti. Derya ve Can, artık bir arada daha sağlıklı ilişkiler kurarak, hem kendilerine hem de birbirlerine nazik olmanın yollarını öğrenmişlerdi.

Düşündürücü Sorular:

- Nezaket, toplumsal cinsiyet rollerinden bağımsız bir şekilde nasıl gelişebilir?

- Yardım etmek ve zorlamamak arasındaki ince çizgi nasıl anlaşılabilir?

- Kendimize nazik olmanın, diğer insanlarla olan ilişkilerimize etkisi nedir?

Hikayenin sonunda, Derya ve Can, kasaba halkına nezaket kurallarını hayatlarına nasıl kattıklarını ve bunların ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü anlattılar. Toplumun en önemli öğelerinden biri olan nazik olma hali, her bireyin içsel yolculuğu ve toplumsal yapılarla olan ilişkileriyle şekillenir. Ve bu yolculuk, her an yeniden yazılmaya devam eder.